Burun Estetiği Antalya

Uyku Apnesi Nedir?
Belirtileri ve Tedavisi

Antalya-Rinoplasti

Horlama çoğu evde şaka konusudur. Oysa horlamanın arasına giren ani sessizlikler ve ardından gelen boğuk, derin nefes, çoğu zaman fark edilmeyen bir hastalığın işaretidir: uyku apnesi.

Basit horlama ile uyku apnesi aynı şey değildir. Horlama rahatsız edici bir sestir; uyku apnesi ise solunumun tekrar tekrar durduğu, kalp ve damar sağlığını etkileyen tıbbi bir tablodur. İkisini ayırt etmek, tedavinin nereden başlayacağını belirler.

Uyku apnesi nedir, belirtileri ve tedavisi

Uyku apnesi nedir?

Uyku apnesi, uyku sırasında üst solunum yolunun daralması ya da tamamen kapanması sonucu solunumun kesilmesidir. En sık görülen tipi obstrüktif uyku apnesi sendromudur (OSAS).

Solunum durduğunda kandaki oksijen düzeyi düşer. Beyin bu düşüşü algılar ve kişiyi çok kısa süreliğine uyandırarak nefes almasını sağlar. Bu uyanmalar genellikle hatırlanmaz; ancak gece boyunca onlarca, ağır vakalarda yüzlerce kez tekrarlanır. Sonuçta uyku bölünür ve dinlendirici olma özelliğini yitirir.

Bu nedenle uyku apnesi olan kişiler sekiz saat yatakta kalsalar bile yorgun uyanır.

Horlama ile uyku apnesi arasındaki fark nedir?

Horlama, hava geçerken boğazdaki yumuşak dokuların titreşmesiyle oluşur. Basit horlamada solunum kesintisiz sürer, kandaki oksijen düzeyi düşmez.

Uyku apnesinde tablo farklıdır. Horlama giderek yükselir, ardından ani bir sessizlik olur; bu sessizlik solunumun durduğu andır. Birkaç saniye ya da dakika sonra derin, boğuk bir nefesle horlama yeniden başlar. Bu döngü gece boyunca tekrarlanır.

Horlayan herkeste uyku apnesi bulunmaz. Ancak uyku apnesi olan kişilerin neredeyse tamamı horlar. Bu nedenle düzenli horlamanın bir alışkanlık olarak görülmemesi, en azından değerlendirilmesi gerekir.

Uyku apnesi belirtileri nelerdir?

Gece görülen belirtiler

  • Yüksek sesli ve düzensiz horlama
  • Yakınlar tarafından fark edilen solunum durmaları
  • Boğulur gibi ya da nefes nefese uyanma
  • Gece sık idrara çıkma
  • Ağız kuruluğu ve gece terlemesi

Gündüz görülen belirtiler

  • Sabah dinlenmemiş uyanma
  • Sabah baş ağrısı
  • Gün içinde uykuya dalma, özellikle araç kullanırken
  • Dikkat dağınıklığı ve unutkanlık
  • Sinirlilik, ruh halinde dalgalanma

Bu belirtiler arasında en tehlikelisi gündüz uykululuğudur. Trafikte beklerken ya da araç kullanırken uykuya dalma tarifi, vakit kaybetmeden değerlendirilmesi gereken bir bulgudur.

Uyku apnesi neden olur?

Uyku apnesinin tek bir sebebi yoktur. Genellikle birden fazla faktör bir arada bulunur.

  • Fazla kilo. Boyun çevresindeki yağ dokusu solunum yolunu dıştan daraltır.
  • Burun tıkanıklığı. Septum eğriliği, burun eti büyümesi ve alerjik rinit en sık nedenlerdir.
  • Büyük bademcik ve geniz eti. Çocukluk çağındaki uyku apnesinin başlıca sebebidir.
  • Çene yapısı. Küçük ya da geride konumlanmış alt çene solunum yolunu daraltır.
  • Yaş ve cinsiyet. Erkeklerde ve ileri yaşta görülme sıklığı artar.
  • Alkol ve kas gevşetici ilaçlar. Boğaz kaslarını gevşeterek tıkanmayı kolaylaştırır.

Burun tıkanıklığının uyku apnesindeki rolü nedir?

Burun, solunum yolunun giriş kapısıdır. Burundan rahat nefes alamayan kişi ağzını açarak uyur. Ağız açık uyunduğunda alt çene geriye kayar ve dil kökü solunum yolunu daha da daraltır. Bu nedenle burun tıkanıklığı tek başına uyku apnesi yaratmasa da mevcut tabloyu ağırlaştırır.

Kulak burun boğaz muayenesinde en sık saptanan nedenler septum eğriliği ve burun eti büyümesidir. Aylardır süren bir burun tıkanıklığı varsa uyku kalitesinin de sorgulanması önerilir.

Uyku apnesi nasıl teşhis edilir?

Kesin teşhis muayeneyle değil, uyku testiyle (polisomnografi) konur. Hasta bir gece uyku laboratuvarında uyur; bu sırada solunum, kandaki oksijen düzeyi, kalp ritmi ve beyin dalgaları eş zamanlı olarak kaydedilir.

Test sonucunda apne-hipopne indeksi (AHİ) hesaplanır. Bu değer, saatte kaç kez solunumun durduğunu ya da yüzeyselleştiğini gösterir:

  • 5–15 arası: hafif uyku apnesi
  • 15–30 arası: orta derecede uyku apnesi
  • 30 ve üzeri: ağır uyku apnesi

Kulak burun boğaz muayenesi uyku testinin yerine geçmez, sonucunu tamamlar. Muayenede tıkanıklığın hangi seviyede olduğu — burun, geniz, damak veya dil kökü — belirlenir ve tedavi planı buna göre şekillendirilir.

Uyku apnesi tedavisi nasıl yapılır?

Yaşam tarzı değişiklikleri

Kilo vermek, hafif ve orta dereceli uyku apnesinde tek başına belirgin fayda sağlayabilir. Sırtüstü yerine yan yatmak ve akşam saatlerinde alkol tüketiminden kaçınmak da AHİ değerini düşüren, ölçülebilir etkisi olan değişikliklerdir.

CPAP cihazı

Orta ve ağır uyku apnesinde altın standart tedavi CPAP’tır. Cihaz, maske aracılığıyla sürekli pozitif basınçlı hava vererek solunum yolunun kapanmasını önler. Düzenli kullanıldığında gündüz uykululuğu ve kalp-damar riskleri belirgin ölçüde azalır.

CPAP tedavisinde en sık karşılaşılan sorun cihazın kendisi değil, hastanın uyum sağlayamamasıdır. Burnu tıkalı bir kişi maskeyi tolere edemez ve tedaviyi kısa sürede bırakabilir.

Ağız içi aparatlar

Alt çeneyi öne alarak solunum yolunu genişleten aparatlar, hafif ve orta dereceli uyku apnesinde ya da CPAP kullanamayan kişilerde alternatif oluşturur. Uygulama diş hekimiyle birlikte planlanır.

Cerrahi tedavi

Cerrahi, tıkanıklığın anatomik bir nedeni olduğunda gündeme gelir. Burun içi tıkanıklık için septoplasti ve konka cerrahisi, büyük bademcikler için bademcik ameliyatı, damak seviyesindeki gevşeklik için damak cerrahisi uygulanabilir.

Burun ameliyatı uyku apnesini geçirir mi?

Burun ameliyatı tek başına uyku apnesini çoğunlukla ortadan kaldırmaz. Bu, konuyla ilgili en sık yanlış bilinen noktadır.

Burun cerrahisi nefes almayı rahatlatır, horlamanın şiddetini azaltabilir ve uyku kalitesini artırır. Ancak tıkanıklık damak ya da dil kökü seviyesindeyse apne devam eder. Burun cerrahisinin uyku apnesi tedavisindeki asıl katkısı şudur: CPAP kullanımını mümkün kılar. Burun açıklığı sağlanan hasta maskeyi tolere edebilir, cihazı düzenli kullanır ve asıl tedaviden fayda görür.

Bu nedenle yalnızca burun ameliyatıyla uyku apnesinin tamamen geçeceğini öne süren yaklaşımlara temkinli yaklaşmak ve ikinci bir görüş almak yerinde olur.

Uyku apnesi tedavi edilmezse ne olur?

Uyku apnesi yalnızca bir uyku sorunu değildir. Tedavi edilmediğinde gece boyunca tekrarlayan oksijen düşüşleri kalp ve damar sistemini zorlar. Yüksek tansiyon, kalp ritim bozuklukları, kalp krizi ve inme riski artar; şeker hastalığının kontrolü güçleşir.

Gündüz uykululuğuna bağlı trafik kazası riskinin arttığı da bilinmektedir. Bu nedenle uyku apnesinin kozmetik bir rahatsızlık olarak görülmemesi gerekir.

Uyku apnesi için hangi bölüme gidilir?

İlk başvuru kulak burun boğaz ya da göğüs hastalıkları bölümüne yapılabilir. Kulak burun boğaz muayenesi tıkanıklığın seviyesini belirler ve gerekli görülürse uyku testi için yönlendirme yapılır. Sürecin çoğunlukla birden fazla bölümün birlikte çalışmasını gerektirdiğini belirtmek gerekir.

Bu metin yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi için hekiminize başvurunuz.

Sıkça Sorulan Sorular

Obstrüktif uyku apnesi kendiliğinden geçen bir hastalık değildir. Ancak fazla kiloya bağlı geliştiyse kilo verildiğinde belirgin şekilde hafifleyebilir. Çocuklarda geniz eti ve bademcik büyümesi kaynaklıysa, bu dokuların tedavisiyle tablo tamamen düzelebilir.

Polisomnografi ağrısız bir testtir. Bir gece uyku laboratuvarında uyunur; vücuda yapıştırılan sensörlerle solunum, oksijen düzeyi, kalp ritmi ve beyin dalgaları kaydedilir. İğne ya da kesi yoktur.

Görülür. Fazla kilo en sık risk faktörü olsa da tek neden değildir. Küçük ya da geride konumlanmış alt çene, büyük bademcikler, burun tıkanıklığı ve dil kökü kalınlığı zayıf kişilerde de uyku apnesine yol açabilir.

Gündüz uykululuğu, sabah baş ağrısı ya da dinlenmemiş uyanma şikâyeti varsa değerlendirilmesi önerilir. Solunum durmaları çoğu zaman kişinin kendisi tarafından fark edilmez ve yalnız yaşayanlarda tamamen gözden kaçabilir.

CPAP hastalığı ortadan kaldırmaz, kullanıldığı sürece kontrol altında tutar. Kilo verme ya da anatomik tıkanıklığın cerrahi olarak giderilmesi gibi durumlarda ihtiyaç azalabilir; bu karar kontrol uyku testiyle verilir.

Çocuklarda düzenli horlama normal kabul edilmez. En sık nedeni geniz eti ve bademcik büyümesidir. Tedavi edilmediğinde büyüme geriliği ile dikkat ve davranış sorunlarına yol açabildiği için kulak burun boğaz muayenesi önerilir.

Op. Dr. Ümit Küçüktepe - Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı

Op. Dr. Ümit Küçüktepe

Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı

2014 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden Yüksek Onur Belgesi ile mezun olan Op. Dr. Ümit Küçüktepe, Antalya'da rinoplasti, septoplasti ve septorinoplasti başta olmak üzere burun sağlığı ve estetiği alanında hizmet vermektedir. Burun estetiği konusunda yurt içi ve yurt dışı bilimsel toplantılara katılım, literatüre katkı sağlayan yayınlar ve kongre konuşmalarıyla alanındaki güncel gelişmeleri takip etmektedir.

Altınkum Mah. 423. Sok. No: 32 Kat: 2 Daire 3/4 Konyaaltı Antalya 07070 TR

Kulak, Burun ve Boğaz alanında her türlü soru, talep ve görüşleriniz için iletişim bilgilerimizi kullanarak bize ulaşabilirsiniz. Size en kısa sürede yanıt vermekten mutluluk duyacağız.

Whatsapp İletişim