Burun estetiği süreci araştırılırken iki farklı rinoplasti tekniği karşınıza çıkar: açık rinoplasti ve kapalı rinoplasti. Kliniklerin bir kısmı yalnızca birini tavsiye ederken, bir kısmı her iki tekniği de kullanır. Rinoplasti yaptıranların yorumları değerlendirildiğinde hem kapalı rinoplasti yaptıranların hem de açık rinoplasti yaptıranların memnun olduğu görülebilir. Bu nedenle bu süreç araştırılırken kafa karışıklığı yaşanması oldukça normal bir durumdur.
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir; açık rinoplasti mi kapalı rinoplasti mi sorusu, aslında 'hangisi daha iyi' sorusu değil. İkisi de iyi ve doğru. Ancak ikisi de yanlış uzmanla yanlış vakada kötü sonuç verebilir.
Doğru soru şudur: sizin burnunuz için hangisi daha mantıklı?
Bunu anlayabilmek için öncelikle açık ve kapalı rinoplastinin ne olduğunu bilmek gerekir.
Kapalı rinoplasti nedir?
Kapalı rinoplastide (endonazal teknik de denir) tüm kesiler burun içinde kalır. Dışarıdan bakıldığında hiçbir iz göremezsiniz.
Burun deliklerinin iç kısmından yapılan bu kesilerle cerrah burun içine ulaşır ve gerekli düzeltmeleri yapar. Ancak burada önemli bir nokta var: cerrahın gördüğü alan kısıtlıdır. Bu kısıtlılık bazı vakalarda hiç sorun çıkarmaz. Hatta avantaj bile olabilir, daha az doku açılır, iyileşme biraz daha sakin seyreder.
Ancak karmaşık bir vakada, burun ucunun detaylı şekillendirilmesi gereken bir durumda, kısıtlı bir görüş alanıyla çalışmak cerrah için çok daha zordur.
Açık rinoplasti nedir?
Açık rinoplastide burun delikleri arasındaki ince deri şeridine (kolumella) küçük bir kesi yapılır. Bu kesiyle burun derisi hafifçe kaldırılır. Cerrah artık tüm yapıyı doğrudan görerek çalışır. Kolumellada küçük bir iz kalır.
Ancak şunu da ifade etmek gerekir: bu iz, burnun en az görünen bölgelerinden birindedir. Karşınızdaki kişi burnunuzu incelemek için özellikle eğilmeli ve yakından bakmalıdır. Çoğu hastada birkaç ay içinde bu iz neredeyse görünmez hale gelir.
Açık tekniğin asıl farkı iz kalması konusu değil cerrahın tüm yapıyı net görebilmesidir. Karmaşık vakalarda, revizyon ameliyatlarında, burun ucunun ayrıntılı çalışılması gerektiğinde bu görüş açısı oldukça değerlidir.
Kapalı rinoplasti avantaj mı?
Evet yüz bölgesinde yapılan bir operasyon düşünüldüğünde iz kalmaması gerçekten oldukça avantajlı bir durum. Ancak bazen bu faktör, teknik seçiminde gereğinden fazla belirleyici olur.
Şöyle düşünün: ameliyat sonucundan memnun olmayan ama iz kalmayan biri mi, yoksa ameliyat sonucundan memnun olan ancak çok soluk küçük bir ameliyat izi olan biri mi, hangisi daha mutludur?
İz kalır düşüncesiyle yanlış teknik seçmek, burnunuzun sonucunu doğrudan etkiler. Ve bu sonuç yara izinden çok daha uzun süre sizinle kalır.
Hangi teknik sizin için uygun?
Bu durumu muayene olmadan netleştirmek mümkün değil.
Burun ucuna çok fazla müdahale gerektirmeyen, sınırlı bir düzeltmenin yeterli olduğu, genel yapının iyi olduğu durumlarda kapalı teknik tercih edilir.
Açık teknikse daha çok burun ucunda kapsamlı çalışma gerektiren, asimetrinin belirgin olduğu, revizyon vakaları ya da yapısal greft kullanımını gerektirecek operasyonlarda tercih edilir.
Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken konu bazı cerrahların yalnızca bir teknikte uzmanlaşmış olması ve hemen hemen bütün operasyonlarda bu tekniği kullanmayı tercih etmesidir. Bu durumda tercih size göre değil, cerrahın yetkinliğine göre şekillenir.
Deneyimli bir cerrahın her iki tekniği de iyi uygulayabiliyor olması ve size en uygun olanı seçebilmesi gerekir. Bu esneklik önemlidir.
Rinoplasti nasıl yapılır? Ameliyat süreci
Her iki teknikte de süreç benzer adımları içerir.
Genel anestezi uygulanır. Cerrah açık ya da kapalı teknikle burun dokularına ulaşır. Kıkırdak ve kemik dokular planlamaya göre şekillendirilir. Gerekiyorsa kulak veya kaburga kıkırdağından greft alınır. Dikişler kapatılır, koruyucu atel takılır.
Ameliyat süresi müdahalenin kapsamına göre değişir. Kapalı teknikte iyileşme süreci genellikle daha kısa sürer. Açık teknik daha uzun bir iyileşme süreci gerektirir ama daha kapsamlı bir çalışmaya imkân verir.
Açık ve kapalı rinoplasti farkı
Küçük bir fark var ama dramatik değil.
Kapalı teknikte burun ucu şişliği biraz daha erken inebilir. Açık teknikte başlangıçta biraz daha fazla şişlik olabilir çünkü daha geniş bir alana müdahale edilmiş olur.
Her iki durumda da şunu bilmek gerekir: burnunuzun gerçek halini görmek için en az 6 ay, bazı detaylar için ise 12 ay beklemek gerekiyor. İlk haftalarda gördüğünüz burun, son hali değildir.
Karar vermeden önce muayene
Açık rinoplasti mi kapalı rinoplasti mi sorusunun yanıtını bir muayenede bulabilirsiniz. Burun yapınız, beklentileriniz ve planladığınız müdahalenin kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, hangi tekniğin daha doğru olduğu netleşir. Piezo burun estetiği gibi modern tekniklerle her iki yöntem de daha hassas şekilde uygulanabilir.
Op. Dr. Ümit Küçüktepe kliniğine başvurarak değerlendirme yaptırabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Dışarıda iz kalmaz. Tüm kesiler burun içinde yapılır.
Çoğu hastada 3-6 ayda belirgin şekilde solar. 12 ayda neredeyse görünmez hale gelir.
Doğru vakada evet. Yanlış vakada hayır. Tekniğin kalitesi değil, vakaya uygunluğu belirleyici.
Ortalama 2-4 saat. Müdahalenin kapsamına ve tekniğe göre değişir.
Her iki teknikte de ortalama 7-10 günde günlük hayata dönüş mümkün.
Bu metin yalnızca bilgilendirme amacıyla yazılmıştır. Doktorunuzun önerileri esas alınmalıdır.
Muayene olmak ve daha fazla bilgi almak için Op.Dr. Ümit Küçüktepe ile iletişime geçebilirsiniz.
